Email
Sık Kullanılanlara Ekle
Lezzet Moda Eğitim Güzellik Turizm Spor Evlilik Çocuk Otomotiv Pet Mobilya İnşaat Tamirci Hizmet Temizlik Sigorta Nakliye
Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türkiye Halkına Türk Milleti denir. - M.K.Atatürk

19 Eylül 2014 Cuma
Ne Mutlu Türküm Diyene !
Tacettin Sultan Camii ve Türbesi PDF Yazdır e-Posta

Sümer Mahallesi, Hamamönü Mevkii, Şair Mehmet Akif Ersoy sokağında bulunmaktadır. Boyuna dikdörtgen planda, tamamen kesme taş kaplama olarak yapılmış beden duvarlarındaki pencereler ve kapı kemerlerinin şekli, eserin çok geç devre ait olduğunu göstermektedir. İlk defa Kanuni Sultan Süleyman zamanında Celveti Tarikatı için tekke olarak yapılmış olan bina en son Abdül Mecit zamanında yapılan İmar hareketleri esnasında yenilenmiştir. Caminin beden duvarlarındaki işçilik ve organlardaki inşa tarzı 19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başındaki mimari tarzı gösterir. Hakikat halde kapısının üzerindeki kitabe de bu yenileme yazılıdır. Diğer yandan caminin kıble tarafında cami'nin banisine ait bir de türbe bulunmakta olup türbede Tacettin İbrahim ve oğlu gömülüdür.
Cami'nin türbe tarafına açılan penceresi üzerinde 1242 H. Tarihi okunmaktadır.Hamamönü mevkii şair Mehmet Akif Ersoy Sokağında bulunmaktadır. Boyuna dikdörtgen planda tamamen kesme taş kaplama olarak yapılmış beden duvarlarındaki pencereler ve kaş kemerlerinin şekli eserin çok geç devre ait olduğunu göstermektedir. İlk defa Kanuni Sultan Süleyman zamanında Celvati tarikatı için tekke olarak yapılmış olan bina en son Abdülmecit zamanında yapılan imar hareketleri esnasında yenilenmiş. Caminin beden duvarlarındaki işçilik ve organlardaki inşa tarzı 19. yÜzyıl sonu ve 20.Yüzyıl başındaki mimari tarzı gösterir. Hakikat holde kapısının üzerinde kitabede bir yenilenme yazılıdır. Diğer yandan camii kıble tarafında caminin bünyesine ait birde türbe bulunmakta olup, türbede Tacettin İbrahim ve oğlu gömülüdür. Camii'nin türbe tarafına açılan pencere üzerinde 1242 H. tarihi okunmaktadır.

Cami, batısına bitişik türbe, moloz ve kesme taşla yapılmış çatılı yapılardır. Son cemaat yeri yoktur. Caminin kesme taş minaresi kuzeydoğu köşededir. Türbenin batısına 30 yıl kadar önce cami kısmını genişletmek amacıyla, iki katlı betonarme bir bölüm eklenmiştir.
Caminin avluya bakan kuzey cephesinin ortasında bir kapı, iki yanında birer pencere yer alır. Caminin giriş kapısı önüne dört direğin taşıdığı ahşap bir sundurma yapılmıştır. Duvar köşeleri, pencere ve kapı çevreleri dışa taşkındır. Düz lentolu kapının üstünde basık sağır kemer ve dışında yuvarlak silmeli dikdörtgen bir çerçeve dolaşır. İki yanda yuvarlak kemerli birer pencere ve cephenin üstünde sade bir silme ile ikiye bölünmüştür. Batı tarafındaki türbenin kapısı da ortada olup, iki yanında birer penceresi yer alır. Kapı üstündeki dikdörtgen çerçevede üstünde II. Abdülhamid'in tuğrası olan yenileme kitabe vardır. Türbe camiye göre daha alçaktır. Yapının diğer cepheleri moloz taş örgüdür. Güneye iki, doğu ve batıda tek sıra üçer penceresi vardır. Batıya türbeyi de içine alan bir eklenti yapılmıştır. Bu cephedeki üç pencereden biri türbeye açılmakta, diğer ikisi kapı haline getirilmiş olup, biri türbenin ön mekanına diğeri eklentiye açılmaktadır. Caminin kuzeydoğu köşesindeki kesme taş minare, kare bir kaide üzerinde yükselir. Silindirik gövdeden sonra altı sade silmeli şerefe, silindirik petek ve kubbemsi taş bir külahla bitmektedir.
Camiye girişte, kuzeydeki ahşap mahfelden bölünen bir ayakkabılık vardır. Ahşap tavanlı cami hariminin içi sadedir. Harimin kuzey batı köşesinden kemerli bir açıklıkla batıdaki türbenin ön mekanına geçilir. Ayrıca güney batı köşedeki pencereden bozulan diğer bir açıklıkla da türbeyi kuşatan, ziyaretlerde hanımlara ayrılan eklentiye geçilir. Alçı mihrabın yuvarlak nişinin üstü, yuvarlak kemerlidir. Mihrap nişinin iki köşesindeki sütunce- lerin üstüne üçgen bir alınlık oturur. Dıştan mihrap nişini kuşatan dikdörtgen çerçevenin sade silmeleri, yaldızla süslenmiştir. Ahşap minber mihrap duvarına köşk kısmı ile dayandığından, altında caminin ilk safı kesintisiz dizilebilmektedir.

Caminin batısındaki türbe bölümünün batıya iki, güneye bir adet penceresi vardır. İçeride iki adet yeni ahşap sanduka olup, döşemedeki bir açıklıktan alttaki cenazeliğe inilmektedir. Batıdaki türbenin kapısından kare planlı, ahşap tavanlı bir ön mekana girilir. Devamındaki kare planlı türbe bölümünün üstü bağdadi bir kubbe ile örtülüdür. Türbenin batıya iki, güneye bir adet penceresi vardır. İçeride iki adet yeni ahşap sanduka olup, döşemedeki bir açıklıktan alttaki cenazeliğe inilmektedir. Buradaki iki mezarın ahşap sandukası yenidir. Türbede Taceddin İbrahim ve oğlu gömülüdür.
Yapı genel hatları ile geç devir özellikleri taşımaktadır. İlk defa Kanunî Sultan Süleyman devrinde yapıldığı söylenen tekkenin, camisinin türbeye açılan penceresindeki 1242/1826 tarihi bir onarımı gösterir. Mevcut yapılar ve türbe kapısındaki kitabeye göre Sultan Abdülhamid tarafından 1309/1901 yılında yaptırılmıştır. Vakıflar Genel Müdürlüğünce 1988 yılında yapılan onarımda, cami ve türbenin eklentileri kaldırılmış, dergâh evi ile birlikte esaslı bir şekilde onarılmıştır.


Hazire:
Taceddin Camii'nin doğusundaki avludan, güneyindeki dergâhın haziresine geçilmektedir. Günümüzde musalla taşı olan geçiş kısmı, eski tapu haritalarında hazire olarak gözükmektedir. Şimdiki yerine sonradan taşınmış olmalıdır. Hazirede tekkede görevli şahsiyetlerin mezarları mevcuttur. Ayrıca Hacı Bayram Camii haziresinden getirilen mezarların taşları da bulunmaktadır. Hacı Bayram Veli mezarlığı kaldırılırken bir çok ölü kemiğinin, buradaki açık çukurlara atıldığını İ. Hakkı Konyalı nakletmekte, ayrıca burada bulunan Selçuklu tarzındaki iki sandukâdan birisinin 1205/1790 yılında vefat eden, Ankara vilâyeti mektupçusu Mustafa Rükneddin Bey'in kerimesi (kızı) Fatma Mürüvvet Hanım'a ait olduğunu bildirmektedir.
Doğudaki abdest alma yerine paralel olarak uzanan mermerden yapılmış sandukalı mezarların, sütun şeklindeki şahideleri dikkat çekicidir. Buradaki mezarların çoğu orduya mensup kişiler ve ailelerine aittir. Bazıları da seyyid mezarıdır.
Hazirede tespit edilen diğer kişiler şunlardır; 1315 / 1898'de vefat eden Rıfat Efendi, 1292/1877'de vefat eden "Beş evladından birinin muradına eremeden diyar-ı gurbette kalan binbaşı Hasan Efendi", 1332/1916'de vefat eden doktor yüzbaşı es Seyyid Salih, 1325/1909'de vefat eden Faruk Hacı Muhammed Paşa hazretlerinin halilesi (eşi) Şerife Safvet Hanım, 1285/1869'da vefat eden Edhem Paşa ve 1322/1904'de vefat eden redif kumandanı Kâmil Paşa'dır.






 


 

 

REKLAM AÇIKLAMALARI
ankara inşaat firmaları,ankara firmalar, şehir rehberi,ankarada nereye gitsek ,ankarada aktiviteler, ankara etkinlik,ankara events, ankarada gezilecek yerler,