|
Endülüs ve İtalyan
folklorundan izler taşıyan tango, 19. yüzyılın
sonlarında Arjantin’de ortaya çıkmıştır. Kasvetli
ve tutkulu görüntüsüyle diğer danslardan ayrılır.
Müziği ve kökeni Latin danslarından çok farklıdır.
Arjantin'de doğmuş, çok uzun süre keşfedilememiş
hakettiği yeri bütün dünyanın onu farketmesiyle
almıştırHer zaman kaba, hırçın bir tarzda olup,
hareketli ve canlı ritminin yanısıra, son derece
hüzünlü ve mutsuzdur. Büyük kentte düş kırıklığına
uğrayan göçmenlerin kırılan umutları, sıkıntıları,
başkaldırıları bu dansla dışa vurulmuştur. O
dönemde tango, kapalı küçük çevrelerin ayıplanan
ve hor görülen dansıdır. |
 |
Her ne kadar tango
bugün ışıltılı dans salonlarında yapılsa da, aslen
Buenos Aires'in kenar mahallelerinde ve genelevlerinde
ortaya çıkmıştır. 19. yüzyılın sonunda Buenos Aires,
Avrupa ve Afrika'dan gelen, bir çoğu bu yeni ülkede
kendini yalnız hisseden göçmenlerle ve sürgünlerle
dolmuştu. Bunlar geçici arkadaşlıklarda, içkide ve
kendilerini daha iyi hissetmelerini sağlayacak
herhangi bir eğlencede avuntu buluyorlardı. Bu göçler
sonunda aradıklarını bulamamışlar ve büyük bir
ümitsizliğe düşmüşlerdir.Kendilerini bu ülkede yabancı
gibi hissetmişler ve hiçbir yere ait olmama
duygusundan kurtulmaya çalışmışlardır. Bu koşullar
altında , bu baskı altındaki kültür yeni bir müziğin
doğmasına yol açmıştır.. Sosyal baskılar nedeniyle
duygularını ifade etmekten kaçınmışlar , bunun yerine
kendilerini tangoyla özetlemişlerdir.
 |
Zamanla Buenos
Aires’in eğlence ve kültür merkezi olan Calle
Coriente’ye ulaşan tango, önemli değişimler
geçirerek bir eğlence müziği ve salon dansına
dönüşmüştür. 1907’lerde tangonun yıldızı hızla
yükselmiş, Arjantin’li müzisyenler tarafından önce
Paris’e, oradan da tüm Avrupa’ya ve hatta
Uzakdoğu’ya kadar yayılmıştır. Arjantin Tangosu
gerek müzik, gerekse dans olarak her ülkede o
ülkenin ulusal kimliğine bürünmüştür.
Dünyada 3 farklı şekilde yapılır (Arjantin stili,
Amerikan stili ve uluslararası stil). |
Bugün Arjantin’de
tangonun tarihsel gelişimini araştıran bir “Tango
Akademisi” bulunmaktadır. Tangonun tarihsel sürecini
beş dönemde özetlemek mümkündür.
|
Tango çeşitli
kültürlerin karışımıdır,; Afrika vuruşları,
Kızılderili ritmi ve Latin etkisi Arjantin
pampalarının müziğiyle birleşti. Tango adının
Afrika tamtamlarının çıkardığı "tan-go"
seslerinden, ya da Latince dokunmak anlamına gelen
"tangere" fiilinden türediği sanılmaktadır. Tango
adı nereden gelmişse olursa olsun, tango müziği
tango dansına da can verdi. Hayal kırıklığına
uğrayan milyonlarca insan duygularını müziğe de
yansıtmıştır -ki bunlar öfke, hüzün, vatan hasreti
ve düşkırıklığı olmuştur. |
 |
Başlangiçta tango, kapalı ve küçük çevrelerin
ayıplanan ve hor görülen müziğidir. ..aile babaları bu
müziğe kuşku ile bakmakta ve bırakın dansetmeyi, sabah
fabrikaya çalışmaya giden kız çocuklarının kulakları
tango sözlerini ve bandeneo'nun baştan çıkarıcı
ezgilerini duymamasi için pamukla tıkanmaktadır İlk
tangolar Arjantin aristokrasisinin "aşağı" bulduğu bir
davranış idi. Bunu nedeni şöyle açıklanabilir: Tango,
daha çok genelev dünyasında rağbet görmekteydi.
Muhabbet tellalları cafishio veya cafio'lar,
çoğunlukla fakir Doğu Avrupa'dan gelen sermaye
kadınlar ve kaçamak yapan maceraperestlerin bu yeni ve
erotik dansı rahatlıkla yapabilecekleri yer ancak
batakhanelerdi... O günlerdeki tangoların adları bu
gerçeği yansıtır.
Dönemin tangocu tipini
temsil eden guapo veya compadre'ler özel giysiler
giyen, kıskanç, kavgacı, bıçak taşıyan, sık sık da
hapse giren yarı köylü, yarı şehirli kabadayılardır.
Meslekleri çoğunlukla arabacılık, at bakıcılığı ve
kasaplıktır. Kendi aralarında 'compadraje' adlı
kurallar geçerlidir.
1912'de Arjantin'de alt sınıfa seçme hakkı
verilmesi,bu sınıfın kültürel özelliklerini daha üst
sınıfların tanımasına olanak sağladı.Böylece tango
halk arasına karıştı. Durum bir süre sonra değişti,
"aile"nin gidebildiği açık hava eğlence gazinolarında
"edepli" tangolar yapılmaya başlandı.
Yüksek sosyeteye göre tango ,kabul edilemeyecek kadar
kaba ve müstehcendi.Fakat birinci Dünya Savaşı'ndan
çok kısa bir süre sonra tango Fransa'ya
taşındı.Fransız sosyetesi tangoyu bağrına bastı.Fakat
Avrupa'da yaygınlaşmaya başlayan tango biraz değime
uğramıştı.Tangonun Fransız versiyonu orjinaline göre
daha duygusal,daha melankolik ve daha az ihtiraslıdır.
Tangonun Paris'teki bu büyük başarısından sonra
Arjantin'de halka açık yerlerde tango yapılmaya
başlandı.1940'lar tangonun altın çağı olarak ifade
edilir.Fakat 1950'lerde çeşitli nedenlerden ötürü
tango tekrar yeraltına dönmeye başladı.Rock'n Roll'un
yayılması ile birlikte eşli danslar popülaritesini
yitirdi.1950 1980 yılları arasında Arjantin birsürü
diktatör tarafından yönetildi.Dansetmek yasaklandı.
Şuanda özgürlükle birlikte tango bütün ihtişamıyla
birlikte geri döndü
Türkiye'nin tango ile
tanışması Cumhuriyet'in kabulünden hemen sonraya
rastlar.Medeni hayatta batıya yönelik yenilemelerin
arasında dans da gelmektedir. Fakat Arjantin tango
uzun yıllar Türk insanı tarafından benimsenmedi. Bunun
en önemli nedeni dans stilinin fazla müstehcen
bulunmasıydı.Avrupa'da değişime uğramış stili
benimsenmeye başlandı ama yine de bay ve bayan
hiçbirzaman gerektiği gibi yakın dansetmediler. Tango
ve Türkiye ile ilgili asıl inanılmaz olan, Türkiye'nin
dünyada tangonun ulusal bir marş gibi söylendiği tek
ülke olması.Ama yine de Türkiye Avrupa Dans
Federasyonuna üye olmayan tek Avrupa ülkesi.Ulusal
marş gibi söylenen şarkı , ' La Cumparsita '
Türkiye'de her düğünün açılış şarkısıdır. Tango sadece
bir dans değildir. Tango bir yaşam stilidir.Tango çoğu
şairin şu kelimelerle belitmeye çalıştığı direkt,
duyguların dışa vurumudur: " bir kavganın, kutlamaya
dönüşebilme inancı"..
Arjantin
Tangosu
Son yüzyılda
Arjantin' in Buenos Aires şehrinde ortaya cıkmış,
halkın sosyal yaşantısını tam olarak yansıtan bir
danstır. Gerçek bir yönlendirme ve yönelme dansıdır.
Dramatik bir müziğe sahip olan Arjantin Tangosu keskin
ayak ve bacak oyunlarına sahiptir.
|